💊 🏥 🏫 🎓 🕌 🌳 🛍️ 🅿️ 👮 🏛️ 🏥 🛒 🏦 🏧 📮 🐾 🐕 📋 📜 📍
🏙️ Tüm İller 🏘️ Tüm İlçeler 🏠 Tüm Mahalleler
🗺️ Bölgeler 🏛️ Kültür Rotası ✍️ Blog 🎪 Etkinlikler
ℹ️ Hakkımızda
🖼️ Müze

Mamutlardan Oltu Taşına: Erzurum Müzesi’nde Yolculuk

📅 10 Ağustos 2026
8 görüntülenme
📷5 görsel
Mamutlardan Oltu Taşına: Erzurum Müzesi’nde Yolculuk — Erzurum kültür rotası görseli
Hızlı Bilgi
📍
Erzurum / Erzurum
🏷️
🖼️ Müze
📷
5 görsel içerikte
← Erzurum Kültür Rotasına Dön

Erzurum’u tanımaya nereden başlamalı? Kalesinden, medreselerinden ya da taş sokaklarından başlayabilirsiniz. Ama şehrin hikâyesini en başından, insanlardan bile önceki dönemlerden okumak istiyorsanız adreslerden biri kesinlikle Erzurum Müzesi. Çünkü burada bir vitrinde milyonlarca yıl öncesine ait fosillerle karşılaşırken birkaç salon sonra Selçuklu ve Osmanlı eserlerine, ardından halk oyunlarına ve Erzurum’la özdeşleşen Oltu taşı işçiliğine geçiyorsunuz. Yakutiye ilçesindeki müze, Erzurum ve çevresinin arkeolojik ve kültürel hafızasını aynı çatı altında topluyor. Üstelik bugünkü modern binası, Üç Kümbetler çevresindeki tarihî dokunun hemen yanı başında yer alıyor. Böylece müzeden çıktığınızda tarih anlatısı vitrinlerde bitmiyor; birkaç dakika sonra Erzurum’un yüzlerce yıllık anıtlarının arasında devam ediyor.

Mamutlardan Oltu Taşına: Erzurum Müzesi’nde Yolculuk — Erzurum kültür rotası görseli

Bir Müzenin Kendisi de Yolculuk Yapmış

Erzurum Müzesi’nin hikâyesi de en az koleksiyonu kadar hareketli. Şehirdeki ilk müzecilik çalışmaları 1944 yılında Yakutiye Medresesi’nde başladı. Koleksiyon büyüyünce müze 1947’de Çifte Minareli Medrese’ye taşındı. Artan eser sayısı yeni bir binayı gerekli hâle getirince Muratpaşa Mahallesi’nde müze binası yapıldı ve 1968 yılında ziyarete açıldı. 1994 yılında Yakutiye Medresesi’nin Türk-İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak düzenlenmesiyle eski müze binası ağırlıklı olarak arkeoloji koleksiyonuna ayrıldı. Sonraki yıllarda Erzurum’un zengin arkeolojik birikimini daha kapsamlı sergileyebilecek modern bir müzeye ihtiyaç duyuldu.Bugün kullanılan yeni müze binasının yapımına 16 Mart 2018’de başlandı ve çalışmalar 3 Mayıs 2021’de tamamlandı. Kaynaklar Erzurum Müzesi’nin 2021’den itibaren yeni binasında hizmet verdiğini belirtiyor. Yeni yapı Yakutiye ilçesindeki Rabia Ana Mahallesi’nde, Üç Kümbetler çevresinde bulunuyor.

Yolculuk İnsanla Değil, Mamutla Başlıyor

Erzurum Müzesi’ni farklı kılan şeylerden biri, serginin yalnızca klasik anlamdaki arkeolojik eserlerle başlamaması. Alt kattaki salonlarda ziyaretçiyi mamut fosili ve yumuşakça fosilleri karşılıyor. Aynı bölümde volkanik faaliyetler sonucunda oluşan obsidyen örnekleri de sergileniyor. Bu başlangıç önemli; çünkü Erzurum tarihini yalnızca medreselerin, kalelerin ve savaşların tarihi olmaktan çıkarıp bölgenin çok daha eski doğal geçmişine bağlıyor. Bir anlamda daha ilk salonda zaman ölçünüz değişiyor. Birkaç yüz yıl geriye gitmeye hazırlanmışken kendinizi çok daha uzak bir geçmişin izleri karşısında buluyorsunuz.

Karaz Kültürü: Erzurum’un Çok Eski Komşuları

Müzenin en dikkat çekici bölümlerinden biri Karaz kültürü eserlerine ayrılmış durumda. Resmî müze tanıtımında alt kat salonlarında Kalkolitik Çağ’dan Demir Çağı’na uzanan örneklerle Karaz kültürü, Transkafkasya kültürü, Urartu kültürü ve Helenistik dönemin birlikte ele alındığı belirtiliyor. Karaz kültürü, Doğu Anadolu arkeolojisini anlamak açısından özellikle önemli. Bu kültürle ilişkilendirilen yerleşim ve buluntular Erzurum ve çevresinin binlerce yıl önce de canlı bir yaşam alanı olduğunu gösteriyor. Buradaki kaplar, günlük kullanım eşyaları ve diğer arkeolojik parçalar ilk bakışta küçük görünebilir. Fakat biraz dikkatli baktığınızda her biri eski bir evin, üretim biçiminin ya da gündelik alışkanlığın sessiz tanığına dönüşüyor. Müze gezilerinin güzel yanı da biraz burada: Bazen büyük bir heykelden çok küçük bir seramik parçası geçmiş hakkında daha fazla şey düşündürebiliyor.

Mamutlardan Oltu Taşına: Erzurum Müzesi’nde Yolculuk — Erzurum kültür rotası görseli

Urartulardan Helenistik Dünyaya Uzanan Salonlar

Zaman çizgisi ilerledikçe müzenin anlatısı da değişiyor. Transkafkasya kültürüne ait örneklerin ardından Urartu ve Helenistik dönem eserleri geliyor. Erzurum’un Doğu Anadolu ile Kafkasya arasında kalan konumu düşünüldüğünde bu çeşitlilik şaşırtıcı değil. Bölge, tarih boyunca farklı kültürlerin karşılaştığı ve birbirinin izini bıraktığı geniş bir geçiş coğrafyasının parçası oldu. Müze koleksiyonunda yalnızca arkeolojik buluntular bulunmuyor. Fosillerin ve tarihî eserlerin yanı sıra mühürler, farklı dönemlere ait sikkeler ve etnografik nitelikte objeler de sergileniyor. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, teşhir salonlarında yaklaşık 2.000 eserin ziyaretçiye sunulduğunu belirtiyor. Bu sayede müzeyi gezerken tarihin tek bir medeniyet üzerinden değil, birbirine eklenen dönemler üzerinden ilerlediğini görmek daha kolay.

Mamutlardan Oltu Taşına: Erzurum Müzesi’nde Yolculuk — Erzurum kültür rotası görseli

Merdivenleri Çıkınca Tarih Yakınlaşıyor

Alt kat daha çok Erzurum’un çok eski geçmişine yoğunlaşırken üst kata çıktığınızda anlatı günümüze doğru yaklaşmaya başlıyor. Üst kat salonlarında Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler, Millî Mücadele yıllarıyla ilişkili tarihî materyaller ve bölgenin yakın geçmişine dair çeşitli buluntular bulunuyor. Bunun yanında Erzurum’un halk kültürüne ayrılan bölümler de var. Bu geçiş müzenin en başarılı yönlerinden biri. Aşağı katta binlerce yıl önce kullanılan objelere bakarken üst katta çok daha tanıdık bir dünyaya geçiyorsunuz. Tarih bir anda yalnızca arkeoloji olmaktan çıkıp insanların giyimine, eğlencesine, el sanatlarına ve günlük yaşamına yaklaşıyor.

Erzurum Denince Oltu Taşı Olmadan Olmaz

Üst katta Erzurum’un kültürel kimliğiyle en çok özdeşleşen değerlerden biri olan Oltu taşı işlemeciliğine de yer veriliyor. Oltu taşının işlenmesi, gelişimi ve şehir kültüründeki yeri eserler ve görseller üzerinden anlatılıyor. Bu bölüm, müzedeki binlerce yıllık zaman çizgisinin günümüze bağlandığı güzel noktalardan biri. Çünkü Oltu taşı bugün hâlâ Erzurum’da yaşayan bir zanaat. Taşhan’daki dükkânlarda gördüğünüz tespih, yüzük ve diğer objelerin arkasındaki el işçiliğini müzede tarihsel bağlamıyla görmek, daha sonra şehir merkezinde karşılaşacağınız ürünlere farklı gözle bakmanızı sağlıyor. Halk oyunlarına ilişkin bölüm de aynı duyguyu tamamlıyor. Böylece müze yalnızca toprak altından çıkarılan geçmişi değil, kuşaktan kuşağa aktarılan yaşayan kültürü de anlatıyor.

Mamutlardan Oltu Taşına: Erzurum Müzesi’nde Yolculuk — Erzurum kültür rotası görseli

Çocuklarla Gezerken de Sıkılmadan Keşfetmek Mümkün

Erzurum Müzesi’nin yeni binasında klasik vitrin düzeninin yanında daha güncel müzecilik yaklaşımına yönelik alanlar da bulunuyor. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne göre müzede çocuk dostu müze programı kapsamında oyun ve aktivite alanları ile sinevizyon bölümleri yer alıyor. Bu ayrıntı özellikle ailece gezenler için önemli. Uzun tarih anlatıları çocukların ilgisini çabuk kaybettirebilir; görsel ve etkileşimli bölümler ise müze deneyimini daha anlaşılır hâle getirebilir. Müze için hızlıca dolaşıp çıkmak yerine en az bir saat ayırmak daha iyi olur. Arkeolojiye merakınız varsa bu süre rahatlıkla uzayabilir.

Müzeden Çıkınca Tarih Bitmiyor

Erzurum Müzesi’nin konumu kültür rotası oluşturmak açısından oldukça avantajlı. Yeni müze binası Üç Kümbetler mevkiinde yer alıyor. Bu nedenle ziyaretinizi yalnızca müzeyle sınırlamak yerine çevredeki tarihî yapılarla birleştirebilirsiniz. Müzeden sonra Üç Kümbetler’e geçip Emir Saltuk Kümbeti ve anonim kümbetleri görebilir, ardından Çifte Minareli Medrese, Ulu Cami ve Erzurum Kalesi yönünde ilerleyebilirsiniz. Müzedeki eserleri gördükten sonra bu yapıları gezmek özellikle güzel oluyor. Çünkü birkaç dakika önce vitrinde öğrendiğiniz dönemlerin izleri bu kez doğrudan karşınızda yükseliyor.

Erzurum’un Hikâyesine En Baştan Bakmak İçin

Erzurum Müzesi’ni değerli yapan şey yalnızca vitrinlerdeki eser sayısı değil. Mamut fosilinden obsidyene, Karaz kültüründen Urartulara, Selçuklulardan Osmanlılara, Millî Mücadele’den halk oyunlarına ve Oltu taşına kadar uzanan anlatı, şehrin geçmişinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Bu yüzden şehirdeki tarih rotasına başlamadan önce buraya uğramak güzel bir fikir. Müzenin kapısından çıktığınızda Erzurum aynı Erzurum olacak; ama çevrenizdeki taşlara biraz daha uzun bakmanız oldukça muhtemel.

Erzurum Müzesi’ne Nasıl Gidilir?

Erzurum Müzesi, Yakutiye ilçesi Rabia Ana Mahallesi, Şahinbey Sokak adresinde bulunuyor.

Yürüyerek: Şehir merkezinden Havuzbaşı güzergâhı üzerinden müze yönüne yürünebilir.

Toplu taşımayla: Şehrin farklı noktalarından bu bölgeye ulaşan toplu taşıma araçları kullanılabiliyor. Hat ve seferlerin değişebilmesi nedeniyle hareket etmeden önce Erzurum Büyükşehir Belediyesinin güncel ulaşım bilgilerini kontrol etmek daha doğru olur.

Özel araçla: Navigasyonda “Erzurum Müzesi, Rabia Ana Mahallesi” adresini kullanabilirsiniz. Müze ziyaretini Üç Kümbetler ve Kale Meydanı rotasıyla birleştirecekseniz aracınızı uygun bir noktaya bıraktıktan sonra tarihî alanın bir bölümünü yürüyerek gezmek daha keyifli olabilir.

Ziyaret Bilgileri

Açılış/Kapanış Saatleri
Açılış Saati: 08:00
Kapanış Saati: 17:00
Gişe Kapanış Saati: 16:30
Ziyaret Günleri: Haftanın her günü ziyarete açıktır.

T.C. Vatandaşları için Müze kart Geçerlidir.

🏷️ Etiketler
📍 Erzurum
🗺️ Google Haritada Göster
📤 Bu Mekanı Paylaş