Kapadokya’da bazı yapılar vardır; onları uzaktan gördüğünüzde önce doğanın bir parçası sanırsınız. El Nazar Kilisesi de tam olarak böyle bir yer. Göreme’nin kıvrılan vadileri arasında, bağımsız bir peribacasının içine oyulmuş bu küçük kilise dışarıdan oldukça sade görünür. Fakat taşın içine açılan kapısından geçtiğiniz anda, küçücük bir mekânın duvarlarına sığdırılmış yaklaşık bin yıllık bir hikâyeyle karşılaşırsınız. El Nazar Kilisesi Nevşehir sınırları içerisinde, Kapadokya’nın en önemli turizm merkezlerinden Göreme’de yer alan dikkat çekici kaya kiliselerinden biridir. Büyük ve kalabalık bir manastır kompleksinden çok, doğanın içinde saklanmış küçük bir ibadet mekânını andırır. Burada mimari ile coğrafya birbirinden ayrılmaz; yapı taşların üzerine inşa edilmemiş, doğrudan kayanın içi oyularak oluşturulmuştur.
Bir Peribacasının İçinde Kurulan Küçük Bir Dünya

El Nazar Kilisesi, Göreme beldesinin çevresindeki vadiler arasında, Göreme Açık Hava Müzesi’ne yakın bir konumda bulunur. Göreme–Müze yolundan yaklaşık 800 metre içeride yer alan yapı, doğal peribacası kütlesinin içine oyulmuştur. El Nazar Kilisesi nerede diye merak edenler için en kısa cevap, Göreme merkezinin yakınındaki El Nazar Vadisi çevresi olacaktır. Kilisenin genel olarak 10. yüzyıla tarihlendirildiği kabul edilir. Bu dönem Kapadokya’daki kaya kiliselerinin duvarlarının zengin figürlü sahnelerle süslendiği önemli bir zaman aralığıdır. Bizans dünyasında ikonoklazm döneminin sona ermesinden sonra dini tasvirlerin yeniden güç kazanması, Kapadokya’daki kilise sanatına da belirgin şekilde yansımıştır. El Nazar bu açıdan yalnızca bölgesel bir tarihi eser değildir. Küçük ölçeğine rağmen dönemin dini düşüncesini, sanat anlayışını ve kaya oyma mimari geleneğini aynı mekânda buluşturan özel yapılardan biridir.
Taş Ekleyerek Değil, Taşı Eksilterek Yapılan Mimari

El Nazar’ın mimarisini ilginç kılan en önemli unsur, doğal kaya biçiminin doğrudan yapının planına dönüşmesidir. Kayayı parçalar hâlinde kesip üzerine başka malzemeler eklemek yerine, mevcut kaya kütlesi içeriden boşaltılmış ve ihtiyaç duyulan mimari mekânlar ortaya çıkarılmıştır. Yapı kaynaklarda T planlı ya da serbest haç planlı olarak tanımlanır. Merkezde kubbeli bir alan bulunurken haç kolları beşik tonozlarla örtülmüştür. Üç apsisli düzen, yapının dini kullanımını belirleyen önemli mimari ayrıntılardan biridir. Doğu bölümünde mezarların bulunduğu da bilinir. Kilisenin zemini ve apsisinin bazı bölümleri zaman içerisinde zarar görmüştür. Bunun temel nedenlerinden biri Kapadokya’nın kendine özgü volkanik tüf yapısıdır. Bu kaya türü kolay işlenebildiği için insanların yeraltı şehirlerinden kiliselere kadar son derece karmaşık mekânlar oluşturmasını sağlamış, ancak aynı zamanda doğal aşınmaya karşı hassas bir yapı ortaya çıkarmıştır. İçeri girdiğinizde devasa bir katedral etkisiyle karşılaşmazsınız. El Nazar’ın etkisi büyüklüğünden değil, küçücük bir alana ne kadar yoğun bir tarih ve sanat sığdırılmış olduğundan gelir.
Duvarlarda İsa’nın Hayatı: Taşa İşlenmiş Bir Hikâye
El Nazar Kilisesi’nin en kıymetli parçaları, günümüze kadar ulaşmayı başaran duvar resimleridir. Bu tasvirlerde İsa’nın yaşamına ilişkin önemli sahneler belirli bir anlatı düzeni içerisinde karşınıza çıkar. Müjde, Doğum, Mabede Takdim, Vaftiz, Başkalaşım, Çarmıha Gerilme, Diriliş ve Göğe Yükseliş gibi Hristiyan ikonografisinin temel konuları kilisenin farklı bölümlerine işlenmiştir. Merkezi kubbedeki İsa’nın Göğe Yükselişi sahnesi, yapının en dikkat çekici tasvirlerinden biridir.

Bu resimler yalnızca kiliseyi süslemek amacıyla yapılmış dekoratif çalışmalar değildir. Orta Çağ dünyasında dini resimler, kutsal anlatının insanlara aktarılmasının önemli yollarından biriydi. Kiliseye giren kişinin bakışı kubbeden tonozlara, oradan apsise doğru ilerlerken aynı zamanda dini hikâyenin farklı bölümlerini takip ediyordu. Bugün internette karşılaşılan El Nazar Kilisesi fotoğrafları, yapının freskleri hakkında fikir verse de kilisenin dar kaya hacmi içinde bu sahneleri yakından görmek çok daha farklı bir etki bırakır. Taş yüzeylerde yüzyıllardır duran renkleri ve figürleri yerinde görmek, Kapadokya’nın geçmişiyle doğrudan temas kuruyormuşsunuz hissi yaratır.
Meryem, Azizler ve İmparatorluk Hafızası

Kilisenin resim programı yalnızca İsa’nın yaşamından sahnelerle sınırlı değildir. Kubbe, tonoz ve kemerlerin çevresinde azizler, piskoposlar, peygamberler ve şehitlerin tasvirleri de görülür. Bazı kutsal kişiler madalyon biçimindeki çerçeveler içinde betimlenmiştir. Batı bölümünde Hristiyanlık tarihinin en önemli siyasi figürlerinden İmparator Konstantin ve annesi Helena’nın tasvirleri bulunur. Konstantin, Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu içerisindeki tarihsel konumu açısından oldukça önemli bir isimdir. Helena ise Hristiyan geleneklerinde kutsal yerlerle ilişkilendirilen güçlü bir figür olarak hatırlanır. Apsis çevresindeki Meryem ve çocuk İsa tasviri de kilisenin dikkat çeken unsurları arasındadır. Meryem burada Hristiyan ikonografisinin önemli kavramlarından Theotokos, yani “Tanrı Doğuran” kimliğiyle temsil edilir. Kompozisyonun tamamı günümüze ulaşmamış olsa da geçmişte daha kapsamlı bir resim düzeninin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kapadokya’nın Yüzyıllara Yayılan İnanç Dünyası

El Nazar Kilisesi’ni tek başına değerlendirmek, Kapadokya’nın hikâyesinin önemli bir bölümünü eksik bırakır. Bölgedeki kaya oyma dini yaşamın kökleri, kilisenin yapıldığı tarihten çok daha eski dönemlere kadar uzanır. Kapadokya’da erken Hristiyanlık döneminden itibaren inzivaya çekilen toplulukların ve dini yaşamın izleri görülmeye başlanmıştır. 4. yüzyılda yaşamış Kayseri Piskoposu Büyük Basileios, bölgede gelişen manastır düşüncesiyle ilişkilendirilen önemli kişilerden biridir. El Nazar doğrudan onun tarafından yaptırılmış bir yapı değildir; zaten kilise onun yaşadığı dönemden yüzyıllar sonra ortaya çıkmıştır. Buna rağmen Kapadokya’da gelişen dini kültürün uzun geçmişi düşünüldüğünde bu erken gelenek önem taşır. 10. yüzyıla gelindiğinde vadilerde artık yalnızca sade inziva odaları değil, ayrıntılı mimariye ve kapsamlı resim programlarına sahip kaya kiliseleri bulunuyordu. Bu nedenle Türkiye’deki kiliseler arasında Kapadokya’nın kaya oyma yapıları, mimarileri ve doğal çevreleriyle ayrı bir yere sahiptir.
Efsanelerden Çok Duvarların Anlattığı Bir Yer
“El Nazar” adı günümüzde doğal olarak nazar, kötü göz ve korunma inanışlarını çağrıştırır. Yapının ismi nedeniyle zaman zaman çeşitli söylenceler ve mistik yorumlar ortaya çıkabilmektedir. Ancak bunları tarihsel bilgiyle birbirine karıştırmamak gerekir. Kilisenin Bizans dönemindeki özgün adının ne olduğu, belirli bir azize adanıp adanmadığı ya da bugünkü El Nazar adının tam olarak nasıl ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemektedir. Aynı şekilde yapıyı kimin yaptırdığı konusunda da kesin bir bilgi bulunmaz. Bu yüzden kiliseyi nazardan korunmak için yapıldığı gibi kanıtı olmayan hikâyelerle açıklamak yerine, elimizde bulunan tarihsel izlere bakmak daha doğru olur. Çünkü El Nazar’ın gerçek hikâyesi zaten yeterince güçlüdür: Bir peribacasının içerisinde yüzyıllardır duran kubbeler, apsisler, mezarlar ve İncil anlatılarını taşıyan duvar resimleri...
Erozyona Karşı Zamana Tutunmak

Kilisenin günümüze ulaşması oldukça uzun ve zorlu bir süreçtir. Yapının zemininin ve apsisinin bazı bölümlerinin tahrip olduğu bilinir. Yumuşak volkanik tüfün sürekli rüzgâr, yağış ve sıcaklık değişikliklerinden etkilenmesi, Kapadokya’daki kaya yapıların korunmasını güçleştiren en önemli doğal faktörler arasındadır. Bu nedenle El Nazar’ı gezerken fresklere ve kaya yüzeylerine dokunmamak büyük önem taşır. Karşınızda yalnızca tarihi görüntüler değil, yaklaşık bin yıldır doğal koşullara karşı ayakta kalmaya çalışan son derece hassas kültür varlıkları bulunur. Kapadokya rotası hazırlayanların Nevşehir gezilecek yerler listesine El Nazar Kilisesi’ni eklemesi, Göreme’nin çok daha sakin ve farklı bir yüzünü görme fırsatı sunar. Özellikle Göreme Açık Hava Müzesi gibi yoğun ziyaret edilen noktaların ardından buraya gelmek, bölgenin kaya kiliselerini daha dingin bir ortamda gözlemlemeyi sağlar.
Ziyaret Etmeden Önce Küçük Ama İşe Yarayan Tavsiyeler
El Nazar’ı Göreme Açık Hava Müzesi gezisinin hemen öncesine veya sonrasına eklemek oldukça güzel bir rota oluşturur. Böylece bölgedeki daha büyük ve yoğun ziyaret edilen kiliseler ile bir peribacası içerisinde tek başına duran El Nazar’ın atmosferini karşılaştırabilirsiniz. Kiliseye girer girmez hızlıca birkaç fotoğraf çekip çıkmak yerine bir süre gözlerinizi taşın içindeki loşluğa alıştırın. Önce merkezi kubbeye, ardından yan kollardaki resimlere ve son olarak apsis bölümüne bakın. Figürlerin birbirleriyle olan ilişkisini takip ettiğinizde duvar resimlerinin aslında tek tek sahnelerden çok daha kapsamlı bir anlatı meydana getirdiğini fark edebilirsiniz. Yanınıza su almak, özellikle sıcak yaz günlerinde işe yarayacaktır. Bölgenin zemini yer yer düzensiz olduğu için tabanı iyi tutan ayakkabılar tercih etmek de gezinizi daha rahat hâle getirir.
El Nazar’dan Ayrılırken
El Nazar Kilisesi’nin kapısından yeniden gün ışığına çıktığınızda Kapadokya’ya biraz daha farklı bakmaya başlarsınız. Çünkü dışarıdan yalnızca sıradan bir kaya oluşumu gibi görünen peribacasının içinde kubbesi, apsisleri, mezarları ve yüzyıllık resimleriyle bambaşka bir dünyanın saklandığını artık biliyorsunuz. Kapadokya’nın insanı etkileyen yanı tam da burada ortaya çıkar. Doğa ile insan eli arasındaki sınır kimi zaman o kadar belirsizleşir ki peribacasının nerede bitip kilisenin nerede başladığını düşünürken bulursunuz kendinizi. El Nazar Kilisesi, Göreme’de kalabalıktan biraz uzaklaşıp tarihi yalnızca görmek değil, bulunduğu ortam içerisinde hissetmek isteyenler için küçük ama güçlü bir duraktır. Gösterişsiz dış görünüşünün ardında Bizans sanatını, Kapadokya’nın dini geçmişini ve zamana direnerek bugüne ulaşmış yaklaşık bin yıllık bir hikâyeyi saklar.
El Nazar Kilisesi’ne Nasıl Gidilir?
El Nazar Kilisesi nasıl gidilir sorusunun cevabı, başlangıç noktanıza göre değişse de öncelikle Göreme’ye ulaşmanız gerekir. El Nazar Kilisesi yol tarifi için Göreme Açık Hava Müzesi yönündeki yolu temel almak en kolay seçeneklerden biridir.
Özel Araçla
Öncelikle Göreme merkezine ulaşın ve Göreme Açık Hava Müzesi yönünde ilerleyin.
El Nazar Kilisesi, Göreme–Müze yolunun sağ tarafında kalan vadi içerisinde bulunur.
Ana yoldan ayrıldıktan sonra kilisenin bulunduğu bölgeye doğru yaklaşık 800 metre ilerlenir.
Arazi koşullarına bağlı olarak aracınızı uygun bir noktada bırakarak son bölümü yürüyerek tamamlamak daha rahat olabilir.
Yürüyerek
Göreme merkezden Göreme Açık Hava Müzesi yönüne ilerleyin.
El Nazar Vadisi yönündeki bağlantı yolunu takip edin.
Yolun bazı bölümleri toprak ve düzensiz olabileceğinden rahat bir yürüyüş ayakkabısı tercih edin.
Yaz aylarında sıcaklığın daha düşük olduğu sabah saatleri yürüyüş için daha konforludur.
Toplu Taşıma ile
Nevşehir merkezden Göreme’ye hareket eden yerel ulaşım seçenekleriyle önce belde merkezine ulaşın.
Göreme’den sonra kiliseye yürüyerek ya da kısa mesafeli yerel ulaşım seçeneklerini kullanarak devam edebilirsiniz.
Gezi planınıza Göreme Açık Hava Müzesi’ni de eklerseniz birbirine yakın iki önemli tarihi noktayı aynı gün içerisinde ziyaret edebilirsiniz.
Ziyaret Bilgileri
Güncel El Nazar Kilisesi ziyaret bilgileri, gezi öncesinde saat planlaması yapmak isteyenler için önemlidir.
Açılış Saati: 08:00
Kapanış Saati: 17:00
Gişe Kapanış Saati: 16:15
Kapalı Günler: Yok, her gün açık
MüzeKart: T.C. vatandaşları için MüzeKart geçerlidir.