Sivas’ın tarihî yapıları arasında bazıları ihtişamıyla, bazıları ince taş işçiliğiyle öne çıkar. Eğri Köprü ise daha ilk bakışta biçimiyle merak uyandırıyor. Kızılırmak’ın iki yakasını birbirine bağlayan köprü, karşı kıyıya dümdüz uzanmak yerine yolun ortalarına doğru belirgin biçimde yön değiştiriyor. Zaten adını da tam olarak bu sıra dışı görünümünden alıyor. Şehir merkezinin güneyinde, eski Sivas-Malatya yolu üzerinde bulunan Eğri Köprü; yüzyıllar boyunca yalnızca nehrin karşısına geçmek için kullanılan bir yapı değildi. Tarihî İpek Yolu’nun Sivas’tan geçen güzergâhlarından birinin parçası olan köprü, Anadolu’nun doğusu ile iç kesimleri arasındaki ulaşımda önemli bir geçiş noktasıydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarında Bağdat Köprüsü adıyla da anılan eser, bugün Sivas’ın Selçuklu döneminden kalan simge yapıları arasında gösteriliyor.
Köprünün En İlginç Yeri Tam Ortasında Başlıyor

Eğri Köprü’yü diğer taş köprülerden ayıran özellik, yalnızca eski olması değil. Yapı 18 kemerden oluşuyor ve ilk 12 kemerin ardından doğrultusu belirgin biçimde değişiyor. Bu dönüş, 12. kemerden sonra yaklaşık 130 derecelik açıyla sola yönelme şeklinde tarif ediliyor. Gerçekleşen kırılma nedeniyle köprüye yukarıdan veya nehir kıyısından bakıldığında iki ayrı bölümden oluşuyormuş gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Akademik incelemelerde de ilk 12 kemerin düz bir hat üzerinde ilerlediği, ardından gelen altı kemerin farklı yöne uzandığı belirtiliyor. Yani “Eğri” adı sonradan yakıştırılmış bir tanımlama değil; yapının planını doğrudan anlatıyor. Köprünün bu sıra dışı formunun neden tercih edildiği kesin olarak bilinmiyor. Resmî kaynaklarda, güçlü akıntının köprüye doğrudan zarar vermesini azaltmak ve yapının ikinci bölümünü bir çeşit dalgakıran gibi kullanmak amacıyla böyle bir plan uygulanmış olabileceği ifade ediliyor.
Bir Usta, Bir Çırak ve Eğri Dönen Köprünün Rivayeti
Eğri Köprü’nün biçimi yalnızca mühendislik açıklamalarıyla anlatılmamış. Sivas’ın sözlü kültüründe köprünün neden eğri olduğuna dair güzel bir usta-çırak hikâyesi de yaşamaya devam ediyor. Rivayete göre ustasıyla arası açılan bir çırak ondan ayrılarak köprünün yapımını üstlenir. Yapı ilerledikçe ustası köprüyü görmeye gelir ve çırağının ortaya çıkardığı işi beğenir. Ancak nazardan sakınması için köprünün doğrultusunu değiştirmesini öğütler. Anlatının devamında köprünün bundan sonra eğri biçimde sürdürüldüğü söylenir. Akademik çalışmalarda da Sivas halk kültüründeki bu rivayete yer veriliyor.

Elbette bunu tarihî bir inşa belgesi olarak değil, yapının çevresinde oluşmuş kültürel hafızanın bir parçası olarak görmek gerekiyor. Ama Eğri Köprü’nün önünde durduğunuzda bu hikâyeyi hatırlamak hoş bir ayrıntı. Çünkü gözünüzün önündeki o belirgin kırılma, yüzyıllardır insanların aynı soruyu sormasına neden olmuş: “Bu köprü neden düz değil?”
Yapım Tarihi Kesin Değil, Selçuklu İzleri Güçlü
Eğri Köprü’nün üzerinde günümüze ulaşmış bir inşa kitabesi bulunmuyor. Bu nedenle köprünün tam olarak hangi yılda yapıldığı kesin şekilde bilinmiyor. Buna karşılık mimari özellikleri Selçuklu köprüleriyle güçlü benzerlikler gösteriyor. Çok sayıda kemere sahip uzun planı, sivri kemer kullanımı ve taş yapı tekniği nedeniyle araştırmacılar köprüyü Selçuklu dönemine tarihlendiriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı da eseri Selçuklular zamanında, İpek Yolu üzerinde inşa edilmiş bir yapı olarak tanıtıyor. Bu yönüyle Eğri Köprü, Sivas’taki medreseler ve diğer Selçuklu yapılarıyla birlikte düşünüldüğünde şehrin 12. ve 13. yüzyıllarda ne kadar önemli bir merkez olduğunu hatırlatan yapılardan biri. Köprü yalnızca şehir içi ulaşımı sağlamıyordu. Üzerinden geçen yol; tüccarların, yolcuların, kervanların ve farklı bölgelere ilerleyen insanların kullandığı geniş bir ulaşım ağının parçasıydı.
18 Kemer, Kesme Taş ve Suyun Gücüne Karşı Küçük Ayrıntılar

Eğri Köprü kesme taştan yapılmış. Güncel kaynaklarda yapının yaklaşık 179 metre uzunluğunda ve 4,60 metre genişliğinde olduğunu belirtiyor. On sekiz kemerin tamamında köprünün uzun ve yatay karakterini güçlendiren sivri kemer formu dikkat çekiyor. Fakat köprünün mimari ayrıntıları kemerlerle sınırlı değil. Akademik incelemelerde suyun geldiği tarafta 17 üçgen selyaran bulunduğu belirtiliyor. Bu sivri çıkıntılar, suyun köprü ayaklarına doğrudan çarpmasını azaltarak akıntıyı iki yana yönlendirmek için kullanılıyor. Diğer cephede ise suyun tahliyesini sağlayan çörtenler bulunuyor. Günümüzde bu yönde 11 çörtenin görülebildiği kaydedilmiş. Köprünün kırılma yaptığı bölümlerde görülen mukarnas ayrıntıları da yapının yalnızca mühendislik kaygısıyla inşa edilmediğini gösteriyor. Taş, burada hem yapıyı taşıyor hem de küçük süsleme dokunuşlarıyla mimari kimlik oluşturuyor.
Yüzyıllar Boyunca Kullanıldı, Yüzyıllar Boyunca Onarıldı
Eğri Köprü’nün bugüne kadar ulaşabilmesinin arkasında farklı dönemlerde gerçekleştirilen onarımlar bulunuyor. Köprü üzerinde inşa kitabesi olmasa da bir onarım kitabesi mevcut. Kaynaklar bu kitabeyi 1802 yılına tarihlendiriyor. Akademik araştırmalarda ise köprünün Sultan III. Murad döneminde 1585 yılında ve daha sonraki dönemlerde de onarım gördüğü belirtiliyor. Kangal Ağası Abdurrahman Paşa tarafından 19. yüzyılın sonlarında gerçekleştirilen çalışmalar da bunlar arasında. Böyle bakınca Eğri Köprü’nün hikâyesi tek bir yapım tarihinden çok daha uzun. Her onarım, köprünün kullanılmaya devam ettiğini ve Sivas’ın ulaşım hafızasındaki yerini koruduğunu gösteriyor.
Kızılırmak Olmadan Eğri Köprü’yü Anlamak Eksik Kalır
Köprüyü ziyaret ederken yalnızca taşlara bakmak yeterli değil. Birkaç adım uzaklaşıp Kızılırmak’la birlikte görmek gerekiyor. Çünkü Eğri Köprü’nün biçimini belirleyen şey aslında nehir. Selyaranları, kemerleri ve ortadaki yön değişikliği suyun hareketi düşünülerek şekillenmiş. Köprü ile nehir arasındaki ilişkiyi gördüğünüzde yapının neden bu kadar uzun, çok kemerli ve alışılmadık planlı olduğu daha anlaşılır hâle geliyor. Fotoğraf çekmek isteyenler için de köprüye yalnızca üzerinden değil, kıyıdan bakmak daha iyi sonuç verebilir. Böylece kemerlerin tekrarlayan ritmi ve yapının ortasında başlayan kırılma aynı kadrajda görülebiliyor. Akşamüstü ise ışığın daha yatay gelmesi taş yüzeylerin dokusunu belirginleştiriyor. Kızılırmak’ın üzerindeki yansımalar da manzaraya farklı bir derinlik katıyor.
Kızılırmak’ın Üzerinde Sekiz Asırlık Bir Yol İzine Bakmak
Eğri Köprü’nün etkisi büyük süslemelerden ya da anıtsal bir giriş kapısından gelmiyor. Onu unutulmaz yapan şey daha sade: suyun üzerinde ilerlerken bir anda yön değiştiren uzun taş çizgisi. Bir zamanlar İpek Yolu’nun yolcularını taşıyan kemerlerin altından bugün hâlâ Kızılırmak akıyor. Köprünün çevresindeki şehir değişmiş, yollar yenilenmiş, ulaşım başka güzergâhlara taşınmış olsa da yapı aynı noktada kalmayı sürdürüyor. Sivas’ta tarihî yapıları gezerken Eğri Köprü’ye de biraz zaman ayırın. Önce uzaktan bütününü görün, sonra kemerlerine yaklaşın. Özellikle köprünün yön değiştirdiği noktaya dikkat edin. Çünkü buranın hikâyesi en iyi tam orada anlaşılıyor: Kızılırmak’ın akışına uyum sağlamak için düz gitmek yerine eğilmeyi seçmiş yüzlerce yıllık bir taş yol.
Eğri Köprü’ye Nasıl Gidilir?
Konum Bilgisi
Eğri Köprü, Sivas şehir merkezinin güneyinde, Kızılırmak üzerinde ve eski Sivas-Malatya yolu hattında bulunuyor.
Özel Araç ile Ulaşım
Sivas merkezden Malatya yolu yönüne ilerleyerek Eğri Köprü çevresine kısa sürede ulaşılabilir. Konum şehir merkezine oldukça yakın olduğundan navigasyonda “Eğri Köprü Sivas” araması yapmak güzergâhı bulmayı kolaylaştırır. Resmî turizm bilgisinde alana araçla ulaşılabildiği belirtiliyor.
Yürüyerek Ulaşım
Şehir merkezinden yürümeyi tercih edenler için de ulaşım mümkün. Ancak başlangıç noktanıza bağlı olarak mesafe değişeceğinden harita üzerinden yürüyüş güzergâhını önceden kontrol etmek daha rahat olacaktır.